15 Ekim 2013 Salı

Yaşamak dağlara dolanan yollar gibidir


Çocukluğumun nadir hatıralarındandır Cem Karaca.
Özellikle “bu son olsun” şarkısını buğulu gözlerle bana bakarak dinlediğini gün gibi hatırlıyorum babamın. O gün neden gözlerinin dolu dolu bana baktığını ya da bu şarkının sözlerinin ne ifade ettiğini anlamayacak kadar çocuktum.
Babamı bana öyle bakarken görmemain üzerinden yıllar geçtikten sonra, 1995 yılı yazında Cem Karaca, sunduğum bir radyo programına 4 saat konuk olmuştu. Programı “bu son olsun” şarkısı ile kapatırken, Cem Karaca’ya uzun süre göremediği oğlu Emrah’ı sordum. Gözleri babamın yıllar önce bana bakışı gibi dolu dolu oldu. Boğazı düğümlendi. Mikrofon başında devleşen sesi yerine, titreyen bir sesle tek bir kelime çıktı ağzından: “zor” dedi.
Şarkıyı biraz daha anladım o zaman.
Sonra bir gün, 2004 şubatında, babasının ardından aynı gözlerle bakan Emrah’ı cenazede gördüm. O gözler yine aynı buğuyla dolu dolu bakıyordu.
O şarkıyı biraz daha anladım.
Üzerinden neredeyse bir on yol daha geçerken geçtiğimiz günlerde, bu şarkının peşisıra oğlundan bahseden bir dostumun gözlerinde de aynı buğuyu gördüm.
Ama biliyor musunuz ben o şarkıyı en çok; oğlumu kucağıma alınca anlamadım.
*
Yaşamak; dağlara dolanan yollar gibidir. Düze varayım derken manzara geçip gider. Hep birşeyi ertelerken, acıyı atlatmayı, mutluluğu pekiştirmeyi ya da ne bileyim mesela bir umudu beklerken bitiyor yaşam. Önünden akıp gidiyoruz hayatın.
Üstelik bunca kısa bir serüvene; anlamsız, türlü acılar da sığdırarak.
Oysa yaşamak, beklemeye gelmez.
*
Ben babamın buğulu gözlerine bakmaya gideceğim bugün, yeniden.
Sizlere de; sevdiklerinize buğulu gözlerle bakacak kadar yaşadığınızı hissedeceğiniz bir bayram; bu bayram aramızda olmayan tüm yakınlarınıza da rahmet diliyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder