18 Ekim 2013 Cuma

Uzun ömür


Uzun yaşamanın, sağlık olmadıktan sonra pek de anlamı kalmıyor.
Uzun bir hayat aslında yaşlılığın uzadığı bir hayattır. Öyle ki Şeyh Nazım Kıbrısi Hz. bu konuda bize ışık tutacak hoş bir sohbet vermiş. Günümüzü qydınlatmak için. Geçerliliğini her an sürdüren bilgilerle donatılmış sizlerle paylaşmak istediğim bir sohbet:
*
“Dünya ehlinin ümidi dünyada çok kalmaktır. Dünyada çok kalabilirsin ancak seneler arttıkça kamburun çıkmaya başlar. Senelerin yükü omuzlarından bastırır. Dünyada uzun yaşamak insana bir rahatlık vermez. Buna bir misal verecek olursak yeni arabayla eski araba bir değildir. Yeni arabaya binip gaza bastığında neredeyse uçar, eski arabanın hareketi ağırdır. Eski arabanın motoru zamanla zayıflar, içindeki alet edevat aşınır ve zor hareket etmeye başlar.
İnsan da yaşlandıkça gerilemeye başlar çünkü insan bu hayatta ebedi kalmak için yaratılmamıştır. Bu dünyadan gitmek için yaratılmıştır. Bu dünyadaki insan günden güne bir zaman için yükselir bir noktaya vurduktan sonra düşüşe geçer. Düşüşe geçtiğinde bütün azaları gerilemeye başlar. Dünyada uzun ömür eğer ibadet için değilse insana hiç yaramaz. İbadet için olursa Cenab-ı Allah ruhani kuvvet verir. O ruhani kuvvetle insan uhdeliğini kaybetmez, azaları gerilemez. Genç ve dinç olur. İbadet kuvveti olduğundan ruhaniyeti onu taşır. İbadet ve taatı olmayan insanı gençlik çağında fiziki bünyesi taşır. Fiziki bünye bataryayla çalışan bir alete benzer. Eğer bataryadan asli merkeze kendini bağlayabilirse, bataryası bittiğinde, öteki güç devam eder. İbadet sahiplerine ve zikir ehline mesele yoktur.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder