Bir tanımlamaya ihtiyaç duyarsak, “Sanat” sözcüğünü yaratıcılığın
ve hayalgücünün ifade edilmesi olarak anlatmamız mümkün Elette daha çok
derinlikli anlatımlarla sanatı anlatmak hatta nasıl anlatırsak anlatalım hep
anlatamamak da olbilmektedir. Tarih boyunca neyin sanat olarak ifadelendirileceğine
yönelik fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik
kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmış.
Bugün bu sözcük birçok kişi tarafından çok basit ve net
gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne
şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı tartışma
konusudur. A
En net olan konu ise sanatın insanlığın evrensel değeri
olduğu, özgürlüğü ne boyutta olursa olsun her kültürde yeraldığıdır.
İnsan olan herkesin ortak tek alanının sanat olması
mümkündür.
Sanat evrensel bir dil olarak aydınlığa ve gelişime de
lokomotiftir aslında.
*
İşte tam da bu nedenle; sadece gelecek nesilleri değil
kendinizi de kapsayacak bir disiplinle sanata dokunun. Göreceksiniz ki herşey
daha güzel olacak. İçimizdeki ilkel içgüdülerin estetikle nasıl işbirliği
yapacağına, bu işbirliği sonucunda düşüncelerin ve sonucu olan davranışların
nası estetik içermeğe bağlayacağına mutlu yanıklık edeceksiniz.
Üstelik genç nesillerin, çocukların sanatla temasından da
gelecek aydınlanacaktır. Herkesin sanata dokunması lazım.
Sanatın hakimiyeti altındaki ruhlarda ilkellik başarılı
olamaz. Sanat başattır.
Dünya tarihine baktığımızda da bunu görürüz. Çünkü dünya
bunu yaptığı dönemlerde yazmıştır en değerli tarihini. Tarihin gerisi ilkellik,
kan ve göz yaşı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder