7 Ekim 2013 Pazartesi

Sanata dokunun


Bir tanımlamaya ihtiyaç duyarsak, “Sanat” sözcüğünü yaratıcılığın ve hayalgücünün ifade edilmesi olarak anlatmamız mümkün Elette daha çok derinlikli anlatımlarla sanatı anlatmak hatta nasıl anlatırsak anlatalım hep anlatamamak da olbilmektedir. Tarih boyunca neyin sanat olarak ifadelendirileceğine yönelik fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmış.
Bugün bu sözcük birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı tartışma konusudur. A
En net olan konu ise sanatın insanlığın evrensel değeri olduğu, özgürlüğü ne boyutta olursa olsun her kültürde yeraldığıdır.
İnsan olan herkesin ortak tek alanının sanat olması mümkündür.
Sanat evrensel bir dil olarak aydınlığa ve gelişime de lokomotiftir aslında.
*
İşte tam da bu nedenle; sadece gelecek nesilleri değil kendinizi de kapsayacak bir disiplinle sanata dokunun. Göreceksiniz ki herşey daha güzel olacak. İçimizdeki ilkel içgüdülerin estetikle nasıl işbirliği yapacağına, bu işbirliği sonucunda düşüncelerin ve sonucu olan davranışların nası estetik içermeğe bağlayacağına mutlu yanıklık edeceksiniz.
Üstelik genç nesillerin, çocukların sanatla temasından da gelecek aydınlanacaktır. Herkesin sanata dokunması lazım.
Sanatın hakimiyeti altındaki ruhlarda ilkellik başarılı olamaz. Sanat başattır.
Dünya tarihine baktığımızda da bunu görürüz. Çünkü dünya bunu yaptığı dönemlerde yazmıştır en değerli tarihini. Tarihin gerisi ilkellik, kan ve göz yaşı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder