16 Ağustos 2013 Cuma

Ara Güler


Fotoğraf çekmek, bir kareden karşıya bakarak bir parmak hareketi yapmak değildir. Ya da herşeyi kendisi yapan bir makine ile tek hamlede çekilen bir şey değildir. Fotoğraf çekmek, bir anı kalıcı yapmak kadar önemli bir his, zamana dokunuş, karenin içine duygu, düşünce, kompozisyon, nesne ve özne yerleştirmektir. Kimi zaman da bunlar kendiliğinden bir arada iken bunu görmek ve kalıcı kılmaktır.
Teknoloji elbette bu alanda da emeğin yerini almaya başladı. Yani makineler herşeyi en iyi yaıyorlar. Ama bir kusurları var! Duyguları yok!
Bir fotoğraf karesinde, o anın tüm hayatını bize en iyi şekilde aktaranların başında gelir Ara Güler.
Fotoğrafın en güzel çekilebileceği topraklarda, İstanbu Beyoğlu’nda doğdu.Film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul'un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldı. Sonra oyuncu ya da yönetmen olmak yerine gazeteciliğe başladı. 1961'de İngiltere'de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği'ne kabul edildi ABD'de, Almanya'da, Paris'te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russell, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı.
Ara Güler'in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya'da çeşitli müzelerde sergilenmekledir.
Ara Güler şu an 84 yaşında ve hayatta. Bir yandan onu hatırlamak ve hatırlatmak, öte yandan da fotoğraf çekmenin aslınd ahayat olduğunu, rastgele bir şey olmadığını anlatmak istedim.
Özellikle de kameranın hep arkasını hayal eden biri olarak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder