19 Mayıs 2013 Pazar

Unzeitgemässe Betrachtungen

Bir birey olarak, sistem denen algının bir yandan doğal (ve zorunlu) bir parçası olmak, diğer yandan ona isyan etmek ve en önemlisi yaşamlarımızda bir sığınmacıymış gibi giderek meşrulaşmasına suç ortaklığı etmek her aydın için zulüm olmalı! Ne diyorum ben!? Nietzsche’nin ilk kitabında olup biten her şeyin yeniden üretildiği bir ülkem var. Hakikaten ne diyorum ben!? Unzeitgemasse Betrachtungen, Nietzsche’nin daha 29 yaşındayken yazdığı bir kitap. Oysa yaşadığımız ülke bu yaşı çoktan aştı! Peki ne anladık yaşadıklarımızdan? Başladığımız noktanın gerisinde olduğumuz bir sistem keşmekeşi içindeyiz. Bunu yıllardır biriktirerek yaratanlar ise düzelteceklerini iddia ederek yeniden ve yeniden talip oluyorlar sistemi yönetmeye! Bu zulmü görmemek nasıl bir aydın ihanetidir böyle?! Bugüne düşünce üretmek ve yarını değiştirmek gibi bir dürtü ile kelimeleri sıraladığım binlerce sayfa yazıdan sonra şimdi anlıyorum ki; tam da Nietzsche’nin ilk kitabındaki gibi her şey! Unzeitgemasse Betrachtungen! Bugün, hep yarını düzenlemek amacı ile uğraşıyor aydın. Bir yandan da yarını da bozmaya endekslenmiş sistem var karşımızda ve onun vezir kılıklı piyonları! Bunu bilmek umudu oluyor insanın. Ne kadar kötü varsa yarını bozmayı kurgulayan, o kadar artar umut! Artmalı! Nietzsche’nin kitabı gibi... Unzeitgemasse Betrachtungen: Zamansız düşünceler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder