9 Eylül 2012 Pazar

Umut mağdurları!

Farkında mısınız? Bu ülkenin güncesini yaşayan Kıbrıslı Türkler, ülke içinde ya da dışında her nerede bir araya gelirlerse gelsinler, konuştukları konu nereden başlarsa başlasın, ülke sorunlarına geliyor. Olup bitenlere öfkeli, kırgın, üzgün insanlar bütünüyüz. Bizim nice ortak değerlerimiz yok olurken, yerini çok ortak bir öğe olarak memleket derdi aldı. Başınıza geliyordur. Bir şey konuşmaya çalışıyorsunuz, konularınız var. Ama birden bire kendinizi ülke sorunu konuşurken buluyorsunuz. Bundan uzaklaşmak istiyorsunuz ama hiç bir diyalogunuzda bunu başaramıyorsunuz! Ne dersiniz bunu başarabileniniz var mı? Olmayanlar ezici çoğunlukta ise bu toplumsal bir travmadır. * İnsanı öne alan, onu baştacı yapan, devletin insan için çalıştığı bir düzen kurmak yerine, tüm bunlara aykırı bir yaşamı dikte eden yapıya dönüşmedik, sanki hep böyleydik hissindeyim. Kimisi barış, demokrasi, adalet gibi manevi, kimisi ise iş, aş, mal, mülk gibi maddi söylemleri siyasi eylem malzemesi olarak kullanarak bizleri umut mağduru yapmıştır. Kısa yaşamlarımızda bize yaşatılan bu olgular bir zulümdür. İnancım o ki, hiç kimsenin bize bu zulmü yaşatmaya hakkı yoktur. Ancak, bunu yaşamayı kendimiz davet ettiğimiz sürece, hakeden de haketmeyen de bu zulme mahkum oluyor, olacaktır. Herhangi bir ideoloji ayırt etmeksizin sitemim, bugünlere gelmemize neden olan herkestir. Benim payıma düşeni de bundan ayrı tutmuyorum. * Bu kırgınlıklarımıza örnek arasak saymakla bitmez. Ancak konu, bunları saymak, insanlar ve olaylarla uğraşmak değil. Daha yüksek düzeyde değerlendirmek, değerlendirebilmek önemlidir. Yaşanan herşeyden, olumlusundan da olumsusuzdan da üzerimize düşen hata ve doğruları anlamak ve kendimizden başlayarak düzeltmek, geç kalmalara bile çaredir. Kendimize ve herkese bir söz vermek ve şikayet ettiğimiz hiç bir şeyi yapmamakla başlamadığımız sürece, bir kurtarıcı aramak, seçim ya da erken seçim yapmak, hatta meclisi veya yönetimi tümden değiştirmek bile çözüm olamaz. Bu nedene kişileri ve olayları değil, hatta soyut nedenlerle sistemi bile değil, fikirleri ve anlayışları eleştirmek tartışmak ve değiştirmek şart.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder