28 Ağustos 2012 Salı
Devletin makamları toplumun emanetidir
Farkındasınız. Bir çok yazıda gündemden ve tüm olup bitenden uzaktayım. Bunun temel nedeni, değer bulmuyorum olanları yazmağa. Kaldı ki her gün, bir birinden sıradan içeriklerle yazan çok, günceli. Ama bazen, üzücü de olsa satırlarımdan akan duygularım, günün getirdiklerini paylaşmadan geçemiyor insan.
Aydın acısı bu olsa gerek. Kaldı ki “bu kadarı da pes“ derken, hiç yazmamak da aydın ihaneti olur.
Tam da böyle bir zamanda genel bir bir değerlendirme yapma ihtiyacı duyuyorum.
Birden bir umut beşiğinde görülen pembe bir rüyanın tam ortasında, bir tokatla uyandırılmış hissine kapılıyorum çünkü.
Elbette saptamalar tedaviye ulaşmamızı sağlayan giriş kapılarıdır.
Çünkü, tek başına eleştiri yetersiz kalır. Şimdilerde olanlar gibi. Yapısı, değer hükümleri sarsılmış, bir sisteme sahip olmamış, mevki ve makamların hak etmeyenlerce adeta talan edildiği ülkelerde herkes birbirinden şikayetçidir ve herkes birbirinin ya da soyut olan sistemin hakkında dedikodu yapar. Bu tür toplumların birarada oluşları ile ilgili kopmalar artık başlamış ve neredeyse bitiyor demektir. Bu bir son olarak, felaketin kendisidir.
Devletin iş yerleri o devletin halkına aittir ve toplumun emanetleridir. Bu emanetler, güven veren emin ellere verilmezse toplumun develte olan güveni sarsılır, topluma hizmet etmesi gereken yerler yitirilir. Toplum kaynayan bir kazan haline gelir. Emanet layık ve ehil olana verilmezse, daha kötüsü layık ve ehil olanlar safdışı bırakılır, mücadele etmeleri dahi engellenirse, o ülkede herşey tersine dönüyor demektir. Bu tersine dönüş sondan başa bir sıralama değil bir alabora olma durumudur. Kıyamet kopmuş demektir. Oturup kıyameti beklemek onun sebebi olmak kadar sorumluluk taşımaktır.
Birey olarak kendimizi; ayrıca ulusça kendi ülkemizi bu sıkıntılı duruma ne kadar yakın hissedersek o kadar acı, ne kadar uzak hissederek ise o kadar mutluluk duyacağımız bir genelleme yazdıklarım.
Bu değerlendirmelerimi yakında detaylara girmek üzere sizin değerlendirmelerinize bırakıyorum.
Ne dersiniz haksız mıyım?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder