Ferhat ATİK
ferhat@cypruscenter.com
Bu çağın enformasyon çağı olduğunu artık birisinin söylemesi gerekmiyor. Çevremizin tamamı bir enformasyon kuşatması altında. Bu durumun, her zaman iyi ya da her zaman kötü olduğunu söylememiz mümkün değil. Zaman zaman iyi ya da kötü olduğu bir gerçek. Radyo, televizyon, gazete üçlemesinin manimülasyonları, dergiciliğin, tabela reklamlarının, broşürün, abartı ve renkli boyaları, internettin kontrolsuz ve düzenlemesiz büyüyüşü, uydu iletişiminin sınırtanımazlığı, kredi kartlarımızın bizi bireysel takibi, gsm, gprs ve benzeri türden iletişim kanalları tam anlamıyla bireyi kuşatmış durumda.
Eğlenme, haber alma, öğrenme gibi gerçek unsurları iyi, bunların abartılması veya bilerek farklılaştırılmasını ise kötü kabul edebiliriz. Ancak ülkemize özel bir durum var ki, o da ambargoları medyanın delmekte olması.
Uydu ve internet yayıncılığı yapan kuruluşlarımızın, ülkemiz üzerine uygulanan haksız ambargoları da aşmakta olduklarını görüyoruz. Bu yayınların önemi büyüktür. Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun yanısıra Kıbrıs Genç TV aynı gruba ait First TV, Avrasya TV ve bu kuruluşlara ait radyolar uydu yayını yaparken, bir çok alanda davet bile edilmediğimiz, ambargolarla sıkıştıtıldığımız her yere ulaşarak, önemli görevler yerine getirmektedirler. Konunun önemine bakarken, ülkemizin mevcut reklam potansiyeli ve ekonomik döngüsü içerisinde, uydudan yayın yapmanın maliyetini düşündüğümüz zaman, bu faaliyetin ne denli zor olduğunu görmekteyiz.
Oysa gönül ister ki, tüm kuruluşlarımız uydu yayınları ile, dış politikamızı ve haklılığımızı dünyaya yayabilsin.
Herşeyi devletten bekleyen bir zihniyete her zaman karşı dursam da bu denli önemli bir sektörün, daha çok ciddiye alınması ve gerek ekonomik gerekse yasal olarak rahatlatılması gerekir.
Bu kuruluşlardan biri olan Kıbrıs Genç TV geçtiğimiz günlerde Avrupa’da geliştirilmiş standartları içeren ISO 9001:2000 Belgesi aldı. Bunun öncelikli önemi şudur: Enformasyon iletisini yayan bir kuruluş, kalite arayışına girmiş ve bu kaliteyi belgelendirirken, sadece bir belge ile kendini kanıtlamamış, kalite konusunda kendisini taahhüt altına sokmuştur. Bu değerli bir harekettir.
Sözkonusu belgenin verildiği mütevazı törene, çok az sayıda davetli vardı. Sadece Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar, Ekonomi ve Turizm Bakanı Erdoğan Şanlıdağ, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğulları, Yayın Yüksek Kurulu Başkanı İlkay Diren’in bulunduğu belgelendirme töreninde ben de vardım.
Sayın Ulaştırma Bakanı, yaptığı konuşmada yukarıda bahsettiğim konuyu oldukça net ve kendinden emin ifadelerle açıkladı.
Bakan özetle; “Kıbrıs Türk halkı haketmediği bir izolasyon ile karşı karşıyadır. Ama bu yönde özellikle Rum kesiminde bu ülkeyi, bu adayı paylaşmak istemeyen, bizimle birlikte bir ortaklık cumhuriyeti oluşturmak, federal bir çatı altında bir ortaklık cumhuruyeti kurmak istemeyen ve bizi her noktada engellemeye çalışan Kıbrıs Rum Yönetimi’ne seslenmek istiyorum. Şunu söylemek istiyorum. Bizi belli izolasyonların altında tutmaya çalışmak isteyebilirsiniz ama artık teknoloji öyle bir noktaya geldi ki dünyanın her noktasına, dünyanın her noktasındaki dinleyicisine, izleyicisine ulaşabilmektedir. Bu yönde artık izolasyonların da bir etkisi kalmadı” diye medyanın önemini ve konumunu vurguladı.
Bu konu hakikaten önemlidir. Uyduda olan yayın kuruluşlarının desteklendiği biliniyor. Ancak hem desteğin hem de uydudan yayın yapan kuruluşlarımızın sayısının da artılırması gerekir.
Enformasyon çağının en etkili gücü kuşkusuz, enformasyon araçları yani “tüm medya”dır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder