8 Temmuz 2013 Pazartesi

Etezyen rüzgarı*

Gündoğusu bir rüzgarla uyanır içim. Beklenmedik ve an’sız. Aklıma yorgunluğu düşer bir hayatın. Yanına almış hayallerimi ardından su döken bulunmayan bir yolculuğa çıkar, bakarak bana. Düşer miyim peşine diye!
Sam yeli bilmez sokaklarında çocukluğumun, biraz günbatısı rüzgarı alır alevini günün. O da sıcaktır ama sokaklarından çok değil Lefkoşa’nın.
Akşam üzerleri dalından molehiya koparma sesleri yankılanır kulaklarımda ve çarşaflara serilmiş kurutulanların hışırtıları. Bir yandan ruhumda yasemin kokuları.
Yenilmez serinliklerinde etezyen rüzgarının, içim ürperir, dün gün gibi gelir.
Teker teker, konu komşuyu, ablaları teyzeleri hatırlarım. Kapı önü sevdalarını, kaçamak komşu kızı bakışmalarını.
Yan sokak çok uzaktır mesela. Dünya büyüktür. Sohbetler sıcak, dostluklar baki.
Geçmiş zaman olur ki, geçtimi izi kalır.
Derken, hayallerimin peşine düşerim. Kah bir hüzün, kah bir mutluluk bırakarak, ardımsıra. Kim önde kim arkada belli değil. Yaşamak bir sıra işi ama sıraya koyan da sırayı bozan da ben değilim.
*
O sokakları ki, her esen yelden nasibi olan ruhuma, şimdi benden daha telaşlı yaşanmama korkusuyla. O sokaklar ki, beni var ettiler bir vakit, şimdi seyircisiyim yokoluşlarının. Sevdamı, acımı, mutluluğumu, rüzgarları ve renkleri barındıran o sokaklar.
Geçmiş oldular.
Ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım çocukluğumdan, o benim derinime saplanır.
Bir ses cümbüşüdür hatıralarım. Her eski seste bir zamana akarım.
Makalenin sesli versiyonuna https://soundcloud.com/ferhat-atik/etezyen adresinden ulaşabilirsiniz.
*Haberdar Gazetesi’nde yayımlanan 1000. Yazı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder