29 Temmuz 2013 Pazartesi

Beyaza dönüş


Fransızlar der ki: “Yaşlı yapabilse, genç düşünebilse!” Bu özdeyişle tecrübe ve enerjinin biraradalığını idealleştiren resmi bir ideoloji baskısı hissedilir aslında.
Buna en güçlü direnişi ise yine bir Fransız filozofun gösterdiğini, gerek gençlere olan eğitici araştırmalarından gerekse hakkında tezler hazırlanmış bir cümlesinden görürüz.
*
II. Dünya Savaşı sonrasının en yaratıcı ve en verimli araştırmacılarından ve günümüzün filozoflarından biri olan Pirere Bourdieu, bugünün sosyoljisinin temel kuramcılarındandır. Yirmibirinci yüzyıl sosyolojisine miras kalacak en sistematik ve kapsamlı epistemolojik girişimin sahibidir. Farklı dönemde yaptığı çalışmaları esasen sosyolojisinin iki temel sorunu olan yeniden-üretim ve alan sorununun kapsamını derinleştirdiği çalışmalar olarak okunabilir.
Pirere Bourdieu gençleri tanımlarken “yaşlıların; iktidarlarını ellerinden bırakmamak için uydurdukları bir sınıf ayrımı” şeklinde ifade eder. Bu tanımlamayı ilk duyduğum andan itibaren keyifle yineliyorum. İçselleştirerek üstelik, hak vererek.
Zaman hızla değişirken, sadece bireyleri ve toplumları değil, hükümet etme yöntemlerini ve gelecek planlarını da değiştiriyor. Bu değişim gençlere duyduğumuz ihtiyacı son derece artırıyor. Seçilmişlerin yaş ortalamasına baktığımızda, tecrübeleri olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Ancak, fazlaca yaşlarda insanların, bugün 10 yaşında olan bir çocuğun 20 yıl sonrasını organize etmelerini beklemek de ütopik.
*
Her iktidar döneminde, gençlerden ve hatta yaşları 18’in altında olan kitlelerden oluşan danışma komiteleri kurması bir gerekliliktir. Gençlere sadece parti programlarında ve seçim meydanlarında nutuklar atmak değil önemsemek. İş bulma vaatleri vermek de değil gençlere önem vermek. Gençleri, çocukları yönetimin ve gelecek planlarının kısacası gerçekçi bir geleceğin doğal süreci yapmak ve katılımcı olmalarını sağlamak bu yüzyılın akılcı yönetim şekli. Ancak bu şekilde yarınları daha uzak mesafeli görebiliriz.
Hem böylece siyasetçiler, grileşen “siyaset adamı” tanımını belki yeniden beyaza döndürürler.
Yeni bir dönem başlıyor ve bu imkan yeni tablo ile var.
Yaşlıların, büyüklerin tecrübesi ile gençlerin, çocukların geleceği daha iyi görebilme enerjisi bir araya gelmeden başarıya ulaşmanın mümkün olmadığı bir yüzyıl bu. Yoksa çok geç kalırız, hızla dönen bu dünya ile birlikte dönmeye.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder