24 Haziran 2013 Pazartesi

Akrep ve yelkovana yenildi aşk!

Öyle olur daima. Sende kalanların tarifidir aşk. Başlar yaşanır. Sonrasında hafızanın seçtikleri aşktır. Seçmedikleri kabul etmedikleri de vardır çünkü. Hafızan kalbin sesini dinlerse güzelleri iyileri seçer, yok eğer dinlemezse bunları sıkıntılı hatıralar örter. Oysa dedim ya, bir şeyden sonra sende kalana denir aşk! Kaldıysa eğer. Kalbini dinleyip o en güzel hisleri yaşadığın zamanlar kayıt altında tutulduysa. Yoksa bir ayrılışın ardından ya da bir tükenişin, güzel hatıralara da geçmiş olursa hafızanda, yaşadığın da kar kalmaz yanına. Öyle olur daima. Birileri gider hayatından. Bir zamanı hiç bitmemesine yaşadığın birileri apansız akrep ve yelkovan yenilişi ile yok olur. Ya sonra?! Yine başa döndük. İşte aşk o gidişe el sallayan ve kalanın mutu geçmişinden seçtikleridir. Bazen de gittiğini sanan, kalan olur fark etmeden. Senden uzaklaşmadığını fark edince ayak seslerinin, bir bakarsın ki o sesler senin. Bir bakarsın ki giden de sen kalan da. Bu ayak seslerine zamanınkiler eklenincedir acısı. İyidir de aslında. Hiç acı duymazsan gidenden ya da gidişinden, boşuna yaşadın demektir! Öyle olur daima. Aşk bir boşluk gidermedir. O boşluksa yaradılışında vardır insanın. Hep vardır. Aşk onu giderir. Sonra zamanın acımasızlığında, sona eren bir aşk, geride ne bırakırsa bıraksın, onun ağırlığı boynunda o boşluğa düşersin. Hep düşersin! Ben ne dedimse sen inanma. Herkesin kendi serüvenindedir aşkın tanımı. Acısı, hatırası... Sadece içine düştüğün boşluk ortaktır. Ne renk olursa olsun saçın, kaşın tenin, o boşluğa er ya da geç düşersin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder