26 Mayıs 2013 Pazar

Utanarak yazıyorum!

Seçimler geliyor. Siyasal iletişimcilerin de desteği ile göreceksiniz ki, tüm siyasi partiler cicili biçili cümlelerle karşımıza çıkacaklar. Çağdaşlık, medeniyet, modern toplum, adalet ve benzeri cafcaflı kelimeler seçim sloganlarının kölesi olacaklar. Size bir siyasetçi çıkıp da “çağdaşlıktan”, “medeniyetten”, “modern toplumdan” bahsederse gülüp geçin. Hele hele bu bahseden mevcut siyasi yapıda aktif görevdeyse sadece gülmeyin kahkaha da atın! Medeniyetin en önemli haklarından olan fikri mülkiyet hakları – telif hakları bu ülkede nasıl çalışıyor bir bakalım! Sadece Gümrük Dairesi’nin, eklenmesi için 20 yıl önce minik bir değişikliğe uğrayan Telif Hakları yasamız (Fasıl 264), 25 Nisan 1919 yılında yazılmış. O da 1911 İngiliz yasalarından alınarak. Tarihlere bakar mısınız? Bu kadar önemli ve bugünün kavramı bir hakkın adaletini sağlayacak yasa bir asırdan daha eski! * Ama ne beklerdik ki? Ülkemizde çocuk suçluları ile ilgili yasada (Fasıl 157 Çocuk Suçluları Yasası) hala kırbaç cezası olduğunu düşünürsek, gelmiş geçmiş vizyonların ne olduğu konusunda fikir sahibi zaten oluruz. Kırbaç cezası yargıçların takdir yetkileri ve vicdani bilinçlerinin yeterliliği nedeniyle uygulanmıyor olabilir. Ancak bir ülkenin yürürlükteki yasasında çocuklara verilebilecek cezalar arasında kırbaç cezasının hala yazılı durması, bu çağın ülkesi olmamız için daha çok yolumuz olduğu anlamına gelmektedir. Hatta bu ülkenin bir vatandaşı olarak ben, böyle bir maddesi olan bir yasamız olmasından utanç duyuyorum! Bahsettiğim yasalara www.mahkelemer.org adresinden yasanın daha bir çok ilkelliğine bakabilirsiniz. * Allah aşkına biri bana çıkıp da çağdaşlıktan, haktan hukuktan bahsetmesin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder