22 Kasım 2012 Perşembe
Rüya sinema
Sinema bir kavram olarak tahmin edildiğinden eski bir olgu. İlk insanın var olduğu günden bu yana sinema da var. Rüyaları düşünsenize. Rüyalardaki sınırsız senaryoları, renkleri, montajları, ışığı, kurguları...
Bir düşünün kendi rüyalarınızı. Her biri sinema eserinden farklı değil. Bu nedenle sinema çok eski bir şey ve kişisel tarihlerimizdeki ilk sinema deneyimimiz, ilk rüyamız kadar eski.
Şimdilerde sinemayı bile geride bırakan dizi çılgınlığı, rüyalarda yok. Aklınızdan “keşke olsa” diye düşünenler olduğunu biliyorum. Her gece kaldığımız yerden rüyalarımıza devam etsek. Güzel olur muydu? Sanırım bu sorunun cevabı gördüğümüz rüyaya göre değişir.
Diziler, sadece Türkiye ve dolayısı ile ülkemizde değil, aslında tüm dünyada yıllardır var. Çünkü diziler güzel olsalar da, sektöre eleman kazandırıp istihdam sağlayacak kadar dev üretimler olsalar da, televizyonun genel prensiplerini güçlendiren yani halkı uyutan üretimler. Oysa sinema, hele tiyatro öyle mi ya! Tam tersi.
Dizilerin de artık tarihçesi var. Mesela bugün bana bu makaleyi yazdıran ilham, bir dizi yıldönümü. Dünyaca ünlü BBC yapımı “Doctor Who” isimli bilim kurgu dizisinin yıldönümü. Birçoğumuz hatırlamaya biliriz ama bir o kadar da hatırlayan vardır.
Dizi, Gallifrey gezegeninden olan ve “Doktor” olarak bilinen bir Zaman Lordu’nun maceralarını içeriyor. Doktor, hücre yenilenmesi yöntemiyle kendini yenileyerek, başka bir görünüşle karşımıza çıkabilen özelliklere sahip bir kişi. Dışarıdan bir kulübe gibi görünen Tardis adındaki bir uzay gemisi ile yolculuk yapan Doktor, yardımcıları ile beraber uzay ve zamanı keşfeden ve tarihe yapılan müdahalelere engel olan maceralar yaşatıyor izleyenlere.
Guinness Rekorlar Kitabı tarafından dünyanın en uzun süren bilim kurgu dizisi olarak belirlenen dizi aynı zamanda İngiliz popüler kültürünün de önemli parçası. 1963’te ilk kez gösterilerek yolcuğuna başlayan dizi, 2005’te daha modern ve yeni bir seriyle karşımıza çıktı. Üstelik şimdilerde 7. sezonunda.
Zihinlerimizi boşaltmamıza yarayan diziler, aslında aynı zihinleri dolu tutmamamıza da neden oluyor çoğu zaman. Bunu plansız bir şey olmadığına da vurgu yapmak kaçınılmaz!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder