21 Kasım 2012 Çarşamba
Gerçek zamanlı bir yazı
Gelin bugün bir değişiklik yapalım.
Bu yazıyı siz okuduğunuzda benim yazışımın üzerinde bir güne yakın zaman geçmiş olacak ama yazılış sürecini sizinle paylaşarak gerçek zamanlı bir yazı yazmak istedim. Medya ile ilgili.
Az önce (09.44 – 21 Kasım 2012) ülkemiz gazetelerinden birini rastgele seçtim. Önüme açarak haber içeriğine bakmağa başladım. Şimdi bu haberleri olumlu olumsuz, yani iyi içerikli ya da kötü içerikli haberler olarak saymağa geçiyorum.
Sadece ilk on sayfayı inceledim. (09.56)
İlk on sayfadan kastım, eski geleneksel anlayışla 3. Sayfa haberi denen haberlerin ne derece yayıldığını anlamaya çalıştığım içindir. Bizde 3. Sayfa denen içerik tüm sayfalara yayılmış durumda.
İncelediğim ilk on sayfada toplam yayınlanan haber sayısı 25. Bunların 21 tanesi olumsuzluk, mutsuzluk içerek haberler. Geriye kalanların ikisi anma ve yasa çalışması gibi nötr haberler ve iyi olan ikisi de hayvanlarla ilgili.
Başka bir gazeteye geçiyorum.
Yine ilk on sayfayı inceledim. (10.12)
Bu kez yayınlanan haber sayısı 14. Bunların mutsuz olmamızı sağlayacak adeti 12. Kalan iki tanenin biri bir madalya haberi diğeri de bir anma.
Uzun zamandır gazetelere ve haberlere uzak duruşumu teyit eder bir sonuca varmama rağmen durumdan mutlu olduğumu söyleyemem.
Saat 10.17. Gün yarılanacak ve yarın ki basına yerleşecek olan tüm bu olumsuzluklar bugün içinde de yaşanacak. Sonra bunlar öne çıkarılarak hayallerimizi, duygularımızı, hedeflerimizi hatta üretimlerimizi demoralize edecek sayfalara bir güzel yerleştirilecek.
Elbette hayat devam edecek. Her şey akacak, kimi geçecek bitecek kimi artacak tükenmeyecek. Ama olasılıksız tek gerçek olan ömrümüzün sonuna bir günle daha yaklaşırken o günün bizde bıraktığı izleri belki de unutacağız. Oysa bunları gün gelecek hiç yaşamamış olmayı isteyeceğiz. Boşuna geçen üzüntülü zamanlar olarak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder