15 Eylül 2012 Cumartesi

Ders almak şart!

Hiç bir zaman veda edilemez, ayrılışın en büyüğü ise yaşanan. Hayatın sona erişi, ne gidenin ne de kalanın veda edemediği bir durumdur. Çünkü vedaların en hazin yanlarına rağmen kavuşma umudu ile edildiği bir hayat yaşıyoruz. Ama sonsuz veda öyle değil. Bu nedenle belki, vedası yoktur bu türden bir gidişin. Ne gidene ne de kalana. Oysa bu gidiş hayatımızdaki olasılık içermeyen tek şey. Bizdense beklenen bundan ders almak! Hayatın kalıcı birşey olmadığını, yaşadığımız herşeyin biten şeyler olduğunu, kırgınlığın, kızgınlığın, kötülüğün ve kinin anlamsız olduğunu anlamamıza en büyük ders, muhteşem kurgusuyla ÖLÜM. Bir ayrılığın ve kalana acı veren siyahın sembolü ama anlamaya çalışana büyük ve kusursuz ders.“ * Çiçek çocuklar döneminden bu yana, kulaklarımıza nezih müzikleri ile protest şarkılarını ulaştıran ve artık aramızda olmayan Fikret Kızılok’u anarak oğlu Yağmur’a yazdığı bir şiiri sizlerle paylaşamak istedim bu haftasonu. Yukarıdaki satırlarımın, şimdiyi daha iyi anlamamıza katkıda bulunmasını dileyerek... Gidiyorsun Beni bana bırakıp Ayrılığa katlanıp Biliyorum Sende benim gibi Artık bir derin sızıdır Bize bizden kalan İçimizde saklanan [....] Gece yarıları Sokak lambaları Penceremde meraklı rüzgar Okul çocukları Pürtelaş insanlar Hiç birşey olmamış gibi Oysa içimden kopan Bir sen değilsin Umutlarım, anılarım, İnançlarım var. Kendine gülümseyen Bir halim olsa da İçin için akan Gözyaşlarım var (Fikret Kızılok-Küfredemem-1986) Not: Telif hakkı nedeniyle, bestelenmiş bu şiiri, sanatçının orijinal albümünü alarak dinlemenizi öneririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder