Ferhat ATİK
ferhat@cypruscenter.com
The Guardian gazetesini bilirsiniz. İngiltere’nin hatırı sayılır satışa sahip bir gazetesi. İnternette de yayını bulunuyor. Üye olunduğu zaman ise dilediğiniz haberler size ulaşıyor. Uzun zamandır günlük olarak takip ettiğim bir site. Pazar gün ise üye olmayı denedim. Bu gibi uluslararası üyeliklerde ülke olarak “Cyprus” ifadesini ararım. Her zaman da bir problemle karşılaşırım. Sitede iki Cyprus var. İlki “hükümet yönetimindeki” resmi Cyprus, ikincisi ise “Türklerin yönetimindeki işgal altındaki” Cyprus. Bir işgal (!) düşünün ki, işgal olduğunu en çok iddia edenler (rumlar) dilediklerince girip çıksınlar. İbadet yerlerinde ibadet etsinler, gezsinler, yesinle kalsınlar. Bir işgal (!) gücü düşünün ki araçlarının arkasında hatalı sürüşlerde aranması için telefon bumarası yazılan.
Kendimizi anlatamıyoruz. Kendimizi anlatmak için daha fazlasına ihtiyaç var. Ne biz anlatabiliyoruz artık kendimizi ne de dünya. Kimse bu durumu umursamıyor. Ancak bir yandan da yukarıdaki saptamalardan bile yola çıksak, kendi çocuklarına onlar da anlatamayacaklar, bu coprafyadaki durumu.
40 yıl manipülasyonlarla, dünyaya açık olmanın avantajını kullanmış olan rumlar, hep kendi tezlerini anlatıp dünyayı inandırdılar.
*
Hayatta herşeyin bir zaman sınırı olmasına rağmen Kıbrıs Sorunu’nun ucu açık zamanlara yayılmış bir hali var. AB üye alırken zaman kriteri ile bağlayıcılık sağlıyor. Kıbrıs Sorunu görüşmelerinde ise dünya aymazlıkta.
Aktif olmak lazım. Laflar ve zamansız oyalamalar mevsimi geçti. CNN’de bir reklam, EuroNews’da bir tanıtım filmi, Avrupa meydanlarına pano, etkili kliplerle durumu anlatan batıda ün yapmış sanatçılarımızın, hatta batılı ünlülerle tanıtım, ve ve ve...
*
Montenegro neresi bilir misiniz? “dünyanın en son ve en yeni bağımsız olan devleti”. Sadece 3,500 Amerikan Doları kişi başına geliri olan 650 bin nüfuslu bir yer. Montenegro, daha bir yıl öncesine kadar adı kapkara haberlerle anılan, daha 2006 Haziran’ında tanınan bir Akdeniz/Adriyatik ülkesi. Montenegro Karadağ Cumhuriyeti’nin uluslararası adı. 1 yıllık ülke. Tıpkı “Green Day” müzik gurubunun klibinde Sudan/Darfur olaylarının anlatılarak dünyanın haberdar olması ve farkındalık yaratılması gibi, yukarıda bahsettiğim uygulamayı yapmış. CNN World ve EuroNews’da birinci sınıf denecek cinsten bir çekimle tanırım filmleri yayınlanıyor. Sizce Karadağ, bu kalitede film çekebilir mi? Araştırdım. Böyle bir alt yapıları, bu tarzda ünlüleri ya da ekipleri yok. Ancak, en iyilerle çalışmak için hareket etmişler ve başarmışlar. Muhteşem bir tanıtım filmleri var. Hareketli etkileyici birinci sınıf denecek bir çekimle yapılmış. Tabi buna gitmeye de gerek yok. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kısa ve etkili “LoveCyprus” reklamını da örnek verebiliriz.
*
Düşünce eylemden önce doğar. Kararlılık ise düşünceden önce. Biz artık her nereye yürüyeceksek yürüyelim, modern zamanların eylemlerini öğrenmeliyiz. Ardından ise hızla uygulamalıyız. Ekipçe tümden hareket ederek artık sesimizi yükseltmek ve bu coğrafyadaki durumun gerçeklerini en modern yöntemlerle dünyaya ulaştırmak zorundayız.
Durumun öncesini anlatsak da, anlamını anlatamıyoruz kendi çocuklarımıza bile. Dünya ise sadece rumların anlattığını biliyor. Artık bizim de anlatmamız lazım. Anlatılmıyor değil ancak en çağdaş eylemlerle yapmalıyız bunu. Üstelik mümkün olduğunca erken.
Bunun ilk adımı da bir arada düşünme çalışması.
TV’de Yakın Doğu Kolej’in müdürünü dinliyorum birkaç gün önce. Başarmış bir okulun yetkilisi. Eğitim bakanlığına sitem ediyor. “Her üniversitenin çok başarılı kolejleri var ama, bakanlık sistem derken asla bizlerle görüşmyor” diyor. Nedenini hiç anlamıyorum. Neden herşeyi sadece kendimiz yapmak istiyoruz? Neden paylaşıp birlikte yapmıyoruz? Biz bu ülkede birlikte yaşamıyor muyuz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder