Ferhat ATİK
ferhat@cypruscenter.com
Her çağın, bir öncekine göre farklılıklarını ortaya koyan ve kendi dönemini ifade eden isimlerle anılması adettendir.
Çağları açan, çağları kapatan diye bir dizi tarihi olayların varlığını hepimiz biliriz. Şimdilerde çağın adı iletişim çağı ve açıldı ki ne açılma! Kapanmak bilmiyor, kapanacağa benzemiyor.
Çağın adının “iletişim çağı” olması kolay değil. Yaşamın devinimi, tüm anlamları bibirine karıştıracak kadar hızlı akıyor. O kadar ki, artık kendi yaşadıklarımıza dahi seyirci kalma durumuyla karşı karşıyayız. Sokağımızda olanı, daha çıkıp görmeden televizyondan izler olduk. Gerçi TAK (Türk Ajansı Kıbrıs) haber videodu hizmeti sunmadan bunu yazmak biraz da olsa abartı gibi geldibana da ama olsun, mizahi de olsa öyle bir hız var.
Al Gore (Albert Arnold Gore Jr.) Nobel kazanıyor ve bunu Wikipedia’da sadece 14 dakika sonra okuyabiliyorsunuz.
Tüm mutlulukların, heyecanların paylaşıldığı ve ölümsüzleştiği bir alan oldu artık iletişimin tüm alanları.
Yazılı, sesli görüntülü derken, internet tümünü bir araya topladı. Geleceğin tüm iletişim alanları internette toplandı artık. İnternet TV, inernet radyoları, dergileri, gazeteleri derken herşey artık internette. Paylaşıldıkça artan elle tutulur bir duruma geldi bu alan. Orhan Pamuk’un Nobel ödülü alırken yaptığı konuşmayı şu anda izleyebileceğimiz gibi, yıllarca sonra da izleyebileceğiz. Üstelik sadece bilgisayarın birkaçtuşuna basarak. Örneğin, bu yazıyı internetteki arşıvimizden her zaman okuyabileceğiz. Ancak güzel şeyler kalıcı paylaşımda olmuyor sadece.
Son günlerde 11 yaşında bir kız çocuğunun sesinden okunan ve kardeşi ile birlikte Irak’ta öldürülmüş iki çocuğun ağzından ölümlerinin anlatıldığı ve görüntülerle de güçlendirildiği bir kısa film dolaşıyor internette.
Acının kol gezdiği unutulmazlıklarla dolu bir kısa film. Bir gecede yüzbinlerce kullanıcıya ulaşan bir duyuru modeli olarak da internet çok revaçta. Sadece bununla kalınmıyor iletişim çağı. Daha kötüsüde var, daha iyileri olduğu gibi.
Türkiye’nin kaynayan doğusunda, bir Türk tankı iki metre yol gitse, cep telefonu ile kaydedilen görüntüler, GSM mesajı olarak Avrupa’ya gönderiliyor. İki metrelik yol neredeyse tamamlanmadan PKK’nın yayın organı olan bir televizyonda aynı görüntüler, altına diledikleri gibi bir yorum yapılarak yayınlanabiliyor.
İletişim çağı içerisinde, bunları barındırıyor. Amerikan silayları Peşmergelerin elinde çıkıyor, sıktıkları kurşunlar Türkiye’ye düşüyor, bunu da anında haberlerde izliyoruz. Üstelik bu denli değerli bir alan olan iletişim alanı, bu kadar insan aleyhine de olabiliyor.
*
Teknolojinin ve çağa adını veren iletişimin, hızına ne kadar şaşırmadıysak, gelecek yıl Al Gore’un aldığı gibi Bush’a ödül verirlerse de şaşırmamamız lazım! Nasıl olmasa bir rekorun sahibi oldu. Barış gibi bir ödül olmasa da bir isim bulunur. Rekor kırdı, dekokrasi götürürken Irak’ta 1 milyon insan öldürerek. Oysa sadece kötü Saddam! Kolay değil Amerika olmak, Amerika kalmak...
Güzel bir protesto olurdu, Bush’u, Irak’a getirdiği demokrasiden (!) dolayı, Barış Ödülü Adayı yapılması... Buna hal aimkan var...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder