Bir hayal yarasından karanlığa düştüğünü hissederse sana dokunur. Ağladığın gecelerde, kalbinin söylediği şarkılarla sana eşlik eder.
Ne kadar üzülürsen üzül, ne kadar gerçek olursa olsun ruhunu kuşatan kara bulutlar, zaman yağmur olur, yağar ve geçer. İçindeki yalnızlıklar sırılsıklam olsa da, yüzleştiğin gerçekler ruhuna eser.
Kimbilir bir eski sevda vurur kıyılarına, ya da taze bir ayrılık.
Hatıranda biraktığın mutluluğu, dönüp alamazsın o zaman.
Hangi tonda hayal edersen et anılarını, kalbin onu siyah anar. Aklında bazı anlamlara gelmeyen kelimeler dolaşır. Her biri birbirinden döndürücü seni anılara. Ruhundaki yalnızlıksa ölümü aratmaz.
*
Şimdi sen boynu bükük bir kına çiçeği gibisin belki. Boynu bükük, güneşe bakmak yerine yüzü yere dönük. Oysa bir dokunuşla anlarsın vazgeçmek diye bir şey olmadığını. Anlarsın köklerinden gelenle yeniden güneşe gülümseyecek mücadelenin yine sende olduğunu.
Çünkü, sevginin de elleri var, dokunursa başlarsın yaşamaya.
Dilediği kadar acı gelsin üstüne, kırılgananlaştırmak için hayallerini, sen yine üzülme!
Hangi hayal yaralanır ki bir gerçekle, yeter ki sen kurmasını bil bir hayali.
Hayal et. Düşünmek güzel şey ama hayal etmek daha güzel.
* * *
Not: Bugünden itibaren köşe yazılarıma bir yenilik ekliyorum. Artık köşe yazılarını okuma yanında dinleme imkanınız da olacak. Aşağıdaki linkten yukarıda okuduğunuz makaleyi dinlemeniz de mümkün. (Şimdilik zaman zaman ama kısa süre sonra tüm yazılar dinlenebilir şekle dönecek. Keyifli dinlemeler.)
https://soundcloud.com/ferhat-atik/kina-cicegi-01073013
* * *
Not: Metnin arkasında dinleyeceğiniz müzik lisanslı ve telif hakları ödenmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder