5 Nisan 2013 Cuma
Derviş ve ölüm
Boşnak yazar Mesa Selimoviç’in edebiyat dünyası için oldukça değerli bir eseri olan “Derviş ve Ölüm” romanında, Mevlevi Şeyhi olan esas kahraman özgürlüğün mutluluk üzerine inşa edilen bir kavram olduğunu anlatırken, “din, vijdan ve yaşam üçlemesinin omuzlarında yükseldiğinden” bahseder. İnsanların, bir şeyhin gözlerinden değerlendirildiği roman, önemli öğretileri de içeriyor. Romanda ayrıca, anlatılan dönemi kapsayan eleştirilere de yer verilirken; dinin algılandığı kadarıyla ibadet etme özgürlüğüne, vijdanın adil bir yaşam hakkına ve yaşamın sağlık ve eğitim özgürlüğüne denk geldiği işleniyor.
*
Modern zamanlara baktığımızda, bu üçleme yine geçerlidir. İnsanın özgür topraklarda yaşaması, sadece bir imge değil, realizmin de bir sonucudur. Bundan dolayıdır ki, hala geçerlidir. Özgür olmak, inancını, yaşamını, dilediğince sürdürebilmek, adil yönetilmekle mümkündür elbette.
Özgürlüğün temel yapı taşları ise bugün, sadece kendi yönetimine sahip olmakla nitelendirilemez. Yoksa Darfur ve Uganda gibi örnekler hiç mi yaşanmadı?
Sağlık, eğitim, adalet ve ibadet gibi değerlerin biraradalığıdır özgürlük. Bugün bizde bu olguların ne durumda olduğuna kısaca değinelim.
Sağlık denen temel yaşam argümanımızın başında devletin ne sunduğunu da içeren bir kavram karşımıza çıkar. Giderek önlenemez şekilde artan akışkan nüfusla oranladığımızda sistem yetersizlikler içermekte.
Adalet sistemimize baktığımızda ise “tıkanıklık ve geç sonuç verme”nin bir sorun teşkil ettiğini görmemek mümkün değil. Adil olma konusunda en küçük bir şüphem yok, tıpkı bir çok insanın düşündüğü gibi. Ancak geç sonuç veren adaletten de herkes şikayetçi. Bu konudaki temel sorunu da aynı akışkan nüfusa endekslemek mümkün, ancak çözüm değil.
Din ve vijdan hürriyeti ise mevcut. Kimsenin kimseye şikayet edecek bir baskısı ya da engeli yok. Camilerin aynı akışkan nüfus nedeniyle bazı yerlerde yetersizliğini gözlemlemek mümkün ancak ciddi bir sorun yaşanmadığı gibi bu ibadet özgürlüğüne de engel değil. Tek hatırladığım ve hiç bir zaman anlam veremediğim tek engelleme, Şeyh Nazım efendinin rahmetli Denktaş tarafından yasaklanması haricinde hiç bir olay olmadı diyebiliriz.
Özgürlüğün temellerinden kabul edilen devletin sunduğu ve diğerlerine göre yüzü daha geleceğe dönük bir hedefi olan eğitim konusuna gelince, yeni adımlar var. Özel okullarda neredeyse sorun yok. Ancak orantısız çocuk nüfusu artışı ve aynı artışla gelen kültür farklılığı nedeniyle devlet okullarında bu durum sıkıntılı.
Ben notumu düşmüş olayım: Her geçen gün sorunlar modern düşünce ile çözüleceğine birikiyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder