4 Kasım 2012 Pazar
Ruanda ve Platon
Ruanda’da yaşananlara yaşandığı dönemde de hassasiyet duymuşumdur hep. İnsan olanın üzülmemesi elde değildi çünkü. 100 günde 1 milyon insan katledilmiş ve bu işlem ABD organizasyonu Birleşmiş Milletlerin gözünün önünde ve “bu mesele bir iç meseledir” söylemleri arasında gerçekleşti. Üstelik katliamlar palalarla insanlar kesilerek yaşandı. Bu acıyı anlamak, bu öfkeyi anlayamamaktan geçiyor. Aynı topraklarda yaşayan iki farklı kökenden birisinin diğerini katletmesi ve diğerlerinin kendilerini savunamazken BM’den istedikleri korumayı da alamamaları sonucunda yaşandı. 100 günde 1 milyon insan! Rakamın dehğetinin üzerinden 15 yıl geçti.
Şimdi Ruanda nasıl biliyor musunuzu?
Bu konuyu konuşmuyorlar, sadece bir tek soykırım müzesi yapmışlar. Öte yandan naylon poşetin geleceğe vereceği zarar nedeniyle yasak olduğu, turizmde patlama yaşandığı, oldukça güvenli şehirlere, inanılmaz belediyeciliğe sahip bir ülke artık Ruanda. 1 milyon insanın katledildiği olaylardan sadece 15 yıl sonra bu duruma gelebilmiş ve kalıcı barış içinde yapıyorlar.
Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların masallarında bile olmayan bir tecrübe bu!
*
Birlikte geleceği güzel kurmak için sadece başka ırkla değil kendi ülken içinde de neler yapılabileceğine çok da eğitimli soyları olmayan bir Afrika ülkesinin güzel kalpli insanları örnek olmuşlar.
Yapamadıklarımızı düşündürdü bu bana!
Tam da bu nokta, milatan once 427 yılında doğan ve 347 yılında ölen Platon'un binlerce sene önce tarifini verdiği demokrasi ilkesini hatırlattı bana.
Bakalım Platon 13 asır once ne demiş!
*
“Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.”
*
Ruanda ve Platon.
Birisi bize uzak bir ülke diğeri bize uzak bir asır!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder