9 Ekim 2012 Salı

Unutma! Unutturma!

Tarihin bazı tesadüfleri vardır. Bu tesadüfler, bir çok şeyin tozlu ve hafıza dışı geçmişlerde kalmasına neden olan tarihin kendisine rağmen, zaman olarak geride kalırlar ama her anımıza taşınırlar. Bunların yanımızda olmasına ihtiyacımız vardır. Unutursak, ders alamayız, hep tekrar tekrar yaşarız. Bugün öylesi bir gün. Unutulmaması, unutturulmaması gereken türden. Dokuz ekim Türkiye’de yaşanan ve kendi başbakanının canını alacak kadar ileriye giden ilk ‘bilinen’ ihtilalin önemli bir günü. Öyle ki, Yassıada duruşmalarında yargılanan sanıkların ilk fotoğrafları 1960 yılının dokuz ekiminde basına gösterilmiş. Öyle bir fotoğraf gösterme de nedir düşünülebilecek biz çağrda yaşıyoruz ama aslı öyle değil. Öylesine önemli ki empati yaparsanız. Akıbetini bilemediğiniz, iletişim kuramadığınız zamanlarda canınızdan bir parça, evladınız, eşiniz, annen babanız, arkadaşınız, sizden alınıp götürülmüş ülkenin en büyük suçlaması ile karşı karşıya bırakılmış ve üstelik fısıltı gazetesinin kol gezdiği günlerde, sanıkların ilk fotoğraflarını görmek bir haber almak, hayatlarından emin olmak çok önemli. Kaldı ki bu dediklerimi zaman adım adım yaşattı ve yaşayanlar tanık oldular. Acıydı. Çok acıydı. Bir gece tüm güç eline verilenler bu gücü sonuna kadar kullanmaktaydı. Kol gezen acının bir süre sonra nöbeti ölüme bıraktığı günlerdi... Bu acıyı Menderes’in veda sözleri üzerinden yaşayan Sezen Aksu güncellemişti yıllar sonra. Sezen Aksu’ya acı bir ilham olan Adnan Menderes’in asıldığı gün söylediği ve son sözü olan “Kimseye dargın değilim. Kırgınlığım yok.” sözlerinin üzerinden onlarca yıl geçerken, yelkovan ve akrebin mekanikliğinde, sevinçler kadar, kederler de unutulmaya yüz tutuyor. Belki de yazaren, görevlerimizden biri de bu. Unutturmamak! Aynı tarih bir acıyı daha çarpar yüzümüze. Ekimin 1971 yılına denk gelen dokuzuncu günü ise ‘bilinen’ ikinci ihtilalin kararları açıklanıyordu. Bu kararlara göre Deniz Gezmiş ve 17 arkadaşı idama mahkum edilmişti. Tüm bunları unutmamak da unuttutrmamak da görev. Çünkü anlamalıyız artık, unutulan “dün”lerin, bugünden ve yarından eksildiğini... Biz neyi unutursak onu bize yeniden yaşatırlar. Her yeniden yaşatılanı ise yarınızımdan çalarlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder