26 Ekim 2012 Cuma

Aydın ihaneti

Bir aydın, bir sanatçı, bir fikir işçisi; kaleminden damlayan her kelimede, sarf ettiği her sözcükte, duygusunu salgıladığı her notasında, her fırça darbesinde, her dans figüründe ya da her hangi şekilde olursa olsun içinde besleyip büyüterek kitleye ulaştırdığı her üretiminde, bugünde gördüğünü dünle kıyaslayan, bunları ise yarından duyduğu endişenin giderilmesi için kullanan insan olmalıdır. Aksi, kör karanlıkta ilerleyen ve hiç bir zaman bizim olmayan yıldızlar gibidir. Var olup olmadıkları bile belirgin olmayan bir göz aldanmasından fazlası değildir. Ürettiğine sevgiyi, barışı, insanlığın mutlu geleceğini hayal etmeden malzeme koyan aydın veya sanatçı, ne aydındır ne de sanatçıdır. Sadece popüler kültürün geçici heyecanında savrulmuş, günü kurtaran gelirler ya da şöhret peşinde bir insandır. Oysa hayalle başlayan her üretim insanlığı aydınlığa götüren yolu bir adım daha ileriye götürmek gayesinde ve heyecanındadır. Gerisi yalan, gerisi riya, gerisi aydın görünümüne bürünmektir. Entelektüel sermaye, kolay biriktirilmediği için paraya çevrilmek üzere değerli kılınan bir meta olarak görünürse, bu bariz bir aydın ihaneti olur. Oysa biriktirmesi son derece zor olan entelektüel sermayeyi toplumun ve insanlığın faydası için kullanmak sadece niyet meselesi değil, iyilik meselesidir de. Bu nedenle, sanatın her alanında, zaman biriktirmiş, tecrübe ve aydınlık biriktirmiş insanların önünü açmak, sadece devletlerin değil toplumların da önemli bir vizyonu olmalıdır. Kendi sanatçısına sahip çıkmak ise sadece maddi beklenti ile ilintili değil, eleştireldir de. Kendi toplumunda yetişen her türden sanatçının üretimini sadece tüketmek yetmez. Tüketirken eleştirmek ve daha iyiyi hep birlikte bulmak için adım atmak da önemli bir katkıdır. Olumlu eleştirilere açık olması gereken sanatçı da, her eleştiriyi dağarcığına bir tecrübe olarak kaydedip, gelecek üretimlerinde onlardan fayda sağlamayı bilen insan olmalıdır. Aksi, kör döğüşü bir sanat, siyaset söylemine tutsak üretim ve tarafsızlık karaktersizliktir gibi arkaik bir söylemin pençesinde yok olan bencilliğin kasıtlılığı ile yok edilen, gelecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder