8 Ağustos 2012 Çarşamba

Oyun

Bazen her şeyin bir oyun olduğuna olan idrakim artıyor! Bazen umut denen aşılamanın tutsa bile acı verdiğine inancım artıyor. Bazen umudun kendisine sırf varlığı nedeniyle olmasa da, onu bize altın tepside sunulan bir yem olarak kullandıkları için kırgınlığım artıyor. Bazen idrakimin arttığı oyunun içine doğmuş olmamdan dolayı hayallerim kırılıyor. * Haberiniz var mı bilmem! Ya da kaçınızın haberi var. Türkiye’nin en prestijli fuarlarından biri hatta en öndeki, dünyanın istatistik verilere göre en üst sırlarındaki fuarlardan biri, Avrupa ve Asya’nın en büyük kabul edilen fuarlarından biri, CeBIT Bilişim Eurasia Uluslararası Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Telekomünikasyon, Yazılım, Uydu İletişimi, Yayıncılık, Kablo,TV ve Haberleşme Sektörü Fuarı’dır. Adından da anlaşılacağı gibi CeBIT Bilişim Eurasia fuarı, kendini kanıtlamış, kapsamı oldukça geniş, etkisi ve prestiji yüksek bir fuardır. Rakamlarla da bakacak olursak, her yıl olduğu gibi 2011’d de 4 gün süren bu fuarı 121.349 ziyaretçi ve 1000 kişilik VIP heyeti ziyaret etmiş. 17 ülkeden 1078 Fuar Katılımcısı ve Zirve Sponsoru Firma fuardaki yerini almış. 95 adet forum, panel ve konferans düzenlenmiş ve fuar 15.242 metre kare alanda gerçekleşmiş. 2012 yılında ise 29 Kasım’da yeniden düzenlenecek. Çok az olduğunu düşünsem de KKTC’den de katılım var artık. Zaten olmalı! Şimdi gelelim esas habere. Bu yıl bu fuarın uluslararası partneri KKTC. Biliyor muydunuz bilmiyorum. * Bu kadar prestijli bir fuara Türkiye çok şeyi göze alarak bu partnerliği KKTC’ye vermiş. Bunu hakkedecek ne yaptık ya da herhangi bir şey yaptık mı bilmiyorum. Ancak bahsettiğim oyun beni üzüyor. Elleri arkasında bağlı fuar koridorlarında dolaşacak bir çok atanmış, seçilmiş, bürokrat, teknokrat göreceğiz ülkemizden fuarda. Öyle ki geçilen reyonların bir çoğunun anlamını da bilmeyecekler. Ama bir yerlerde bu bizim başarımız diye övünecekler. Oyun devam edecek ve bizler içinden çıkamadığımız kuralları olan/olmayan oyunun –bir yerde kendi oyunumuzun- seyircileri olmayı sürdüreceğiz... Hayat, hayal kırıklıkları olmasaydı belki de o zaman güzel günler anlamını yitirirdi! Ya da ben iyimserim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder