15 Ağustos 2012 Çarşamba
Gerçek hayaller
Akın akın insanlar gidiyor ülkemden. Bugün gördüğümü yarın sorduğumda, o yurdışına “kaçtı” diyorlar. Üzülüyorum. Akın akın insanlar gidiyor yurdumdan, her bir gidenle canım yanıyor. Acı çekiyorum.
Duygularımla baktım hep Kıbrıs’a. Herkes gibi benim de senaryolarım oldu çoğu zaman Kıbrıs’la ilgili. Ama hiç biri dilediğim gibi sonlanmadı. Ne hayallerim gerçekleşti, ne umutlarım ülkemle ilgili. Ama pençemi geçirdim yurduma. Kaldım sabırla güzel günler bekledim.
Yurdum, bana verdiği sözleri tuttu. O hala her bahar yeşeren ve mesaryasıyla, çam kokulu Alevkaya’sıyla, sımsıcak denizi tertemiz havasıyla sözlerini tuttu. Ya biz?
*
Göç yolları kalabalık, göç yolları yalnızlık, göç yolları paramparça yurt evlatlarıyla yüklü, göç yolları, geride kalanı acımaz bir güzergahta. Göç yolları canımı yakıyor. Göçe duranlar sadece kendi gitmiyor. Bizden bir parça alıp götürüyor. Yeri dolmasın diye mücadele bile veremiyoruz. Hemen doluyor. Kalbimizdeki değil ama sayısal yeri hemen doluyor fazlasıyla. Hayallerine ulaşmak kadar büyük bir hak yok insan için. Doğup büyüyen, gelişen ve ölen bir organizma olarak, duygularıyla oluşturduğu hayallerine ulaşamayan, insanlar ve bu insanlardan oluşan kocaman bir toplum neden gider? Ya da neden gitmez?
Bu kadar kendinden emin kalışa rağmen bazen, her bahara, her yaza, her mevsime tutsağım gibi hissediyorum.
İnsan için konuşulageldiğinden farklı olarak sadece toprak değildir bir yurt.
O nedenle belikde olumsuzlukları, edepsizlikleri, tüm olup bitenleri bi ryanımızla isyanda bir yanımızla sineye çeker yaşarız.
Her ikisi de vazgeçemeyiştendir.
Ama artık umudun kaf dağı ile ilişkilendirilmesinden yoruldum. Yeni ve gerçek hayaller kurmalıyım. Kurmalıyız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder