Ferhat ATİK
ferhat@cypruscenter.com
Bu yazın bir kısmını Singapur’da geçirdim. Singapur, Hint Okyanusu’nda yeralan bir uzak doğu ülkesi. Bölgenin bilinen ilk insanları Çinliler ve Malaylılar. Bunlar bu adalar ülkesine “deniz şehri” anlamına gelen Temasek adını vermişler önceleri. Singapur’un asıl modern tarihiyse, 1819 yılından itibaren başlatılır. Bu tarihte İngilizler, burayı istila ederek, 1959 yılına kadar idareleri altında tutmuşlar. Bu tarihte Milletler Topluluğu içerisinde bağımsız bir devlet olmuşar. 63 yılında Malaya, Saravak ve Sabah ile Malaya Federasyonu’nu meydana getirmek üzere birleşmiler. Fakat bu birleşme fazla uzun sürmemiş. Bunun üzerine yeni bir anlaşma yapılarak Singapur’u bugünkü durumuna gelecek şekliyle 9 Ağustos 1965’te ayrı bir devlet olarak kurmuşlar. Singapur’un ilk başbakanı seçilen Lee Kuan Yew’in kurduğu, Halk Partisi (PAP), rakibi Komünist Burisan Sosyalist Partisi’ni hezimete uğratarak iktidarı ele geçirmiş. Ülkeden İngilizler 1971 yılında çekilmek zorunda kaldılar. Bağımsızlıktan sonra sonra iç ve dış politikayı tesbit eden Lee Kuan Yew, 1990 senesine kadar sürdürdüğü başbakanlık görevinde “en uzun süre başbakanlık kalan siyasetçi” rekorunu kırarken, Singapur halkı tarafından gerçek bir kurucu lider olarak kabul edildi. Yaşlanarak ayrıldığı görevini 1991’de yapılan seçimlerle Goh Chok Tong’a bıraktı. O da efsane başbakan Yew’in bıraktığı yerden devam etti. Halen başbakan o.
*
Bayrakları, altı beyaz üzeri kırmızı iki yatay dikrötgenden oluşuyor. Üstteki kırmızının solunda genç devleti simgeleyen beyaz bir hilal, hilalin iç kısmında ise 5 adet beyaz yıldız bulunuyor.
Singapur hafızama, “tam bir başarı hikayesi” olarak yerleşti. Faklı din, dil ve ırklardan gelen insanların biraradalığı başarmaları ve 40 yılda yarattıkları mucize, takdire şayan. Resmi dilleri İngilizce başta olmak üzere 3 bölgesel dili de kapsıyor. Kişi başına düşen milli gelirleri 30 bin Amerikan Doları. Dünyada dış borcu olmayan 6 ülkeden biri. Yıllık ihracatları 350 milyar Amerikan Doları. Rakamlar hakikaten çok şaşırtıcı, özellikle de nüfusu sadece 4 buçuk milyon olan bir ülke için. Ticari dehalarını anlatmak bir köşe yazısına sığmaz. Şehircilik, çevrecilik, saygı, çalışkanlık, temizlik, sistem gibi başarılarını da anlatmak sayfalar sürer. Ama sonucu görmek çok rahat. Öylesine profesyonel ellerde ve öylesine harika kurallarla yönetiliyorlar ki, temelleri sağlam atılmış ve güçlü harçlarla hızla yükselen gösterişli bir bina gibiler.
Belli ki bağlı oldukları değerler ve bu ilerleme için kullandıkları fikirler çok başarılı bir düşüncenin ürünü. Singapur bu başarıya 40 yılda ulaştı.
*
Türkiye, şanlı tarihi olan 84 yaşında bir Cumhuriyet. Kurucusunun bile zaman zaman saygısızlığa uğradığı, kardeşin kardeşe vurdurulduğu, hep çökertilmek için uğraşıldığı, mafyanın, hırsızların yıllarca soyduğu, bencilliğin çıkarın kol gezdiği dönemler yaşamış, defalarca ihtilallerle yeniden başlamış bir ülke. Buna rağmen çok büyük. Ancak olması gereken noktadan geride.
Atatürk’ün batılılaşma fikri şimdi artık “doğululaşma” ile örtüşüyor. Doğunun başarısı ve saflığı ortada.
*
29 Ekim günü neden bunu yazdım? Çünkü Singapur’un kurucu başbakanı Yew, tam bir Atatürk hayranı. Ülkesini, bayrağına koyduğu Atatürk’ün 5 ilkesini simgeleyen yıldızlar gibi, Atatürk ilkelerine göre ve Atatrük’ün Nutuk eserini okuyarak kurmuş ve başarmış. Bu muhteşem başarı Atatürk’ün Türkiye için hayal ettiği ve hedeflediği başarı aslında. Singapurluların Türkiye’yeyi bu şekilde yazacağı nice Cumhuriyet Bayramlarına.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder